Deniz Kahraman

19 Ağustos 2015 Çarşamba

Fed Tutanaklarına Doğru

ABD Merkez Bankası 28-29 Temmuz Fed/FOMC toplantısına ilişkin sonuçlar 19 Ağustos Çarşamba günü 21:00 itibariyle açıklanıyor. Fed Temmuz ayı toplantı metninde ekonomik aktiviteye ilişkin görüşünü "ılımlı büyüme" (expanding moderately) olarak ifade etmişti. Üyelerin neredeyse tamamı faizlerin 2015 yılı içinde artacağını düşünüyor. Haziran ayı toplantı metninde ise normalleşme adımlarının "kademeli" (gradually) olacağı ifade edilmişti.


Toplantı metninden hali hazırda sabırlı ifadesinin çıkarılmış olması, her toplantıda faiz artırımını mümkün kılıyor. Fed/FOMC üyeleri ilk faiz artışına herhangi bir toplantıda başlayabilir. Fed yetkilerinin Haziran ayı toplantısında açıkladığı projeksiyonlar "ılımlı" bir ekonomik görünüme işaret ediyor. Temmuz ayı toplantısında da ekonomik aktiviteye ilişkin ifade "ılımlı" (expanding moderately) olarak sürdürülüyor. İstihdam piyasasındaki zayıflık ise "yılın ilk dönemlerine göre zayıfladı" (diminished since early this year) olarak ifade edildi. Haziran'da söz konusu ifade "oldukça geriledi" (diminished somewhat) olmak üzereydi. Enflasyon beklentileri ise hem anket hem piyasa bazlı olarak "düşük kalmaya" devam ediyor.


Piyasa Bazlı Enflasyon Beklentileri
Fed Forward Breakeven Rate hesaplaması Fed'in çalışma raporlarından geliyor. Enflasyona Endeksli Tahvillerden (TIPS) beklenen getirinin, hazine tahvillerinden beklenen getiriye oranını gösteriyor. Rakamın yükselmesi TIPS'lerden beklenen getirinin yükseldiğine dolayısıyla enflasyon beklentilerinin yükseldiğine işaret ediyor. Petrol fiyatlarının son iki ayda geri çekilmesiyle birlikte enflasyon beklentileriyeniden geri çekiliyor.

Haziran Projeksiyonları
Mart ayı projeksiyonlarında hatırlanacağı gibi uzun dönemli işsizlik oranı 5.0-5.2% olarak aşağı yönde revize edilmişti. Söz konusu seviye komite tarafından doğal işsizlik oranı (NAIRU) olarak değerlendiriliyor olabilir. Seviyeye yaklaşılması faiz artırımı için şartların "iyice" olgunlaştığı anlamına gelebilir.
Haziran ayı toplantısında;
1) 2015 yılı çekirdek enflasyon tahmini 1.3-1.4 aralığında "sabit" tutuldu.
2) 2015 yılı işsizlik tahmini 5.2-5.3 aralığına yükseltildi. (Mart: 5.0-5.2)
3) 2015 yılı büyüme tahmini 1.8-2.0 aralığına çekildi. (Mart: 1.8-2.0)

Özetle;
1) Üyelerin neredeyse tamamı faizlerin 2015 yılı içinde artacağını düşünüyor.
2) Çıkış programı "kademeli" bir şekilde olacak. Para politikası uzunca bir süre destekleyici olmaya devam edecek.
3) Faiz artırımı için her toplantıda 25 baz puan gibi mekanik bir kural yok.
4) Faizler "daha küçük" adımlarla artabilir.
5) OIS fiyatlaması faizlerin "daha düşük eğimle" artacağına işaret ediyor. (2016 sonu için fiyatlama 17 Haziran'da 1,11% seviyesindeyken, 19 Ağustos'ta 0,997% seviyesine gerilemiştir.)

Fed tutanaklarında önemle izlenecek noktalar,
1) Varlık alım programının sonlandırılmasının ardından "faizlerin artırılacağı zaman dilimi" önem kazanıyor.
2) İstihdam piyasasının gelişimine ilişkin ifadeler yakın dönemdeki fiyatlama davranışı açısından önemli olabilir.
3) İlk çeyrekteki zayıflığın ardından ekonomik aktivitenin ikinci çeyrekte güç kazandığı yönünde ifadelere yer verilebilir.
4) Fed yönetim kurulu üyesi Jerome Powell iki hafta önce, "henüz alınmış bir karar yok." ifadesini kullansa da, Eylül'de faiz artırımı yönünde işaretler ilgili toplantının tutanaklarına girebilir.
5) Enflasyon gelecek üç yıl daha %2 hedefinin altında kalabilir. Atlanta Fed Başkanı Dennis Lockhart içinde bulunduğumuz ayda enflasyonun "canlandığı yönünde işaretler" olduğunu ifade etmişti.

Özetle, Fed tutanaklarından çıkacak ifadeler faiz adımını yönlendirici nitelikte işaretler sunmayabilir. Temmuz ayında petrol fiyatlarının geri çekilmesi, istihdam piyasasının güç kazanması ve Çin devalüasyonu gibi önemli olaylar ilgili toplantı metninde yer almayacaktır. Bu nedenle tutanakların piyasa etkisi "görece düşük" olabilir.

Atlanta Fed tarafından oluşturulan GDPNow modeli 2015 yılı üçüncü çeyrek büyümesini %1,30 olarak tahmin ediyor. İlk ve ikinci çeyrek büyümesini oldukça yakın tahmin eden modeli takip etmekte fayda var.

Deniz Kahraman

12 Ağustos 2015 Çarşamba

Çin Devalüasyonu ve Kaybedenler

http://parahaberi.com/tr-TR/haberler/337293/cin-devaluasyonu-ve-kaybedenler

Çin Merkez Bankası 11 Ağustos'ta aldığı kararla yuanın değerini %1,9 devalüe etme yolunu seçti. Söz konusu aksiyon "büyüme endişelerinin" bir işareti olarak değerlendirilebilir. Çin ekonomisi zayıf yuandan kısa dönemde destek bulabilir. Ancak, mevcut yapısal ekonomik sorunları çözemeyebilir. Çin'de ekonomi yönetimi "sert inişi" önlemek maksadıyla bir dizi önlem almaya devam ediyor.

Yuanın değer kaybetmesi Çinli hanehalkının dolar cinsinden alım gücünü düşürebilir. Böylelikle ithalat talebi gerileyebilir. Grafikte ülkelerin toplam ihracatının ne kadarını Çin'e yaptığı gösteriliyor. Avustralya, Güney Kore, Tayvan, Yeni Zelanda ve Japonya ilk sırayı alıyor.
Çin MB'nin beklenmedik şekilde referans oranı %1,9 düşürmesiyle birlikte Yuan iki yılın en keskin günlük düşüşünü gerçekleştirdi. Güney Kore, Singapur ve Tayvan para birimleri de %1 civarında düşüş kaydetti.

Piyasa katılımcıları Çin MB'nin yapmış olduğu bu tek seferlik aksiyonun, Yuan'ın değer kaybına izin vermek anlamına geldiğini değerlendiriyor. Barclays PLC ve Mizuho tarafından değerlendirildiği üzere, Güney Kore, Tayvan ve Singapur söz konusu aksiyondan en fazla etkilenecek ülkeler olarak rapor ediliyor. Bu üç ülkenin politika yapıcıları zayıf dış taleple uzun zamandan beri mücadele etmekteydi. Singapur 11 Ağustos Salı günü 2015 büyüme tahminini aşağı yönde revize etmişti.

Çin'in en büyük ticari partnerlerinden biri olan Malezya'nın para birimi de yıl başından bu yana hem petrol fiyatlarının zayıflaması hem de Başbakan Najib Razak'a yönelik yolsuzluk iddialarından etkileniyor.

Merkez Bankalarının Banka'sı konumundaki Bank for International Settlements'a göre; yuan dört çeyrektir Reel Efektif Kur bazlı olarak %13 değer kazandı.
 Deniz KAHRAMAN

23 Temmuz 2015 Perşembe

Dünya Altın Konseyi Raporu Bilgi Notu

http://parahaberi.com/tr-TR/haberler/316586/dunya-altin-konseyi-raporu-bilgi-notu

Altın fiyatları 2015 yılının ilk yarısında belirgin şekilde düşüş kaydetti. Temmuz ayında ise düşüş daha da hız kazandı. Dünya Altın Konseyi fiyatlardaki son geri çekilmeyi yatırımcı bekleyişleriyle açıklıyor. Yatırımcılar dolar ve Fed'in politika duruşuna fazlasıyla odaklanmış durumda. Konseyin görüşü 2015 yılı sonuna doğru faiz artışının Altın fiyatlarının içinde olduğu yönünde.
Altın fiyatları 2015 yılı ilk yarısında %1 değer kaybetmiştir. Altın'ın TL getirisi %13,8 gerçekleşirken, Euro getirisi %7,4 gerçekleşti. Altın 2015 yılı ilk yarısında en fazla (-7,0%) İsviçre Frangı karşısında değer kaybetti.
Altın 2015 yılı ilk yarısında 5 yıllık ortalama altında bir oynaklığa ulaştı. Söz konusu düşük oynaklık al-tut stratejisini uygulayan yatırımcılar açısından pozitif bir gelişme olmasına karşın momentumdan para kazanan yatırımcıları negatif etkiledi.
Altın Borsa Yatırım Fonları (ETF) net değişimi grafikte gösterilmektedir. 2015 yılı ilk yarısında +0.5 ton giriş yaşanmıştır. Almanya'dan giriş 13.8 ton, ABD'den giriş 3.9 ton olmuştur. 2013 yılında ETF çıkışları 900 tona yakın olarak gerçekleşmişti.
Grafikte ekonomik karışıklık dönemlerinde %5'i Altın'dan oluşan portföyün, Altın içermeyen portföye göre getirisi görülüyor. 2008 krizinde Altın içeren bir portföy içermeyene oranla 250 baz puan daha yüksek getiri elde etmiştir.
Yararlanılan Kaynak: Dünya Altın Konseyi Raporu

Deniz KAHRAMAN

22 Temmuz 2015 Çarşamba

İran'da Yaptırımların Kaldırılması: Kazananlar ve Kaybedenler

İran ve 5+1 ülkeleriyle yürütülen nükleer görüşmelerin çözüme kavuşturulmasıyla yaptırımlar kaldırılabilir. Yaptırımların kaldırılmasıyla birlikte yabancı sermaye İran'da yatırım alanı bulabilir. İran'ın kabul ettiği teklif 20 Temmuz'da Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin de onayını aldı. Anlaşmanın sağlanmasıyla birlikte pek çok yaptırımın kalkması ancak 2016 yılının ilk aylarını bulabilir.

İran'a yatırım yapmak isteyen yabancı yatırımcılar bazı kısıtlamalarla karşılaşabilir. Bu kısıtlamalar arasında en önemlilerinden biri İran Devrim Muhafızları kontrolündeki Khatam-Al Anbia isimli şirket. Yaptırımlar döneminde gücünü daha da artıran Khatam-Al Anbia yeni şirketlerin pazara girmesi karşısında hakim durum yaratabilir. Şirketin faaliyet alanı, inşaat, taahhüt, imalat, petrol, bankacılık ve denizcilik olarak tanımlanıyor. Uzun dönemli taahhütlerin yaklaşık olarak 50 milyar dolar büyüklüğünde olduğu tahmin ediliyor. Söz konusu rakam İran GSYH'sinin yaklaşık %12'sine karşılık geliyor.

İran yönetiminden ekonomide rekabetçiliğin sağlanması yönünde ifadeler de alınıyor. Haziran'da bir konferansa katılan Ulaştırma ve Şehircilik Bakanı Abbas Akhoundi, "önceliğimiz ekonomide rekabetçiliği artırmak" ifadesini kullanmıştı.
Deniz KAHRAMAN

Güney Afrika'da Zor Günler


Güney Afrika'da 2014 yılının ilk yarısının önemli bir kısmı platin işçilerinin grevi nedeniyle üretim kaybıyla geçti. Hatırlanacağı üzere Güney Afrika'da yaşanan platin greviyle 70.000 madencinin greve gitmesi, ilk çeyrekte 471,720 ons üretim kaybına yol açarken, 19.8 milyar rand ($1.9 milyar) zarara neden olmuştu. Güney Afrika madencilik üretimi, 2014'ün ilk üç aylık döneminde geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre %24,7 düşüş göstermişti. Söz konusu gerçekleşme, 1967'nin ikinci çeyreğinden bu yana gerçekleşen en keskin düşüş olarak gerçekleşmişti.

Çin'in yavaşlamasıyla madencilik sektörünü zor bir dönem bekliyor. Güney Afrika Randı, ABD Doları karşısında 12.71 seviyesiyle 13 yılın en düşük seviyesine gerilemiş durumda. Metal fiyatlarının keskin düşüşüyle birlikte ülkenin ihracatı da ciddi baskı altında.
Citi Ticaret Haddi Endeksi, ihracat fiyatlarının ithalat fiyatlarına oranının 2004'ten bu yana en düşük seviyede olduğunu gösteriyor. Altın, platin, elmas, kömür ve demir cevheri ülkenin en önemli ihraç ürünleri arasındadır. Petrol ise ülkenin en büyük ithalat kalemlerinden birini oluşturmaktadır. 2014 yılının ikinci yarısında petrol fiyatlarının geri çekilmesi ülkeye katkı sağlarken, 2015 yılının ilk yarısında petrol fiyatları stabilize olmasına rağmen diğer emtia fiyatlarının düşmeye devam etmesi ülkenin aleyhine olmuştur.

Güney Afrika Merkez Bankası ise kötüleşen ekonomik koşullara rağmen, cari açık (%4,8 GSYH) dolayısıyla faizleri indirecek alan bulamıyor. Diğer yandan enflasyon da %4,6 seviyesinde.
Grafikte turuncu renkle Dolar/Rand paritesi gösteriliyor. Gri renk ileriye dönük rand fiyatlamasını (forward) gösterirken, mavi renkle Bloomberg anketine katılan katılımcıların kur tahmini gösteriliyor.

Ülkenin en önemli ekonomik sorunlarından biri işsizlik oranının %26,4 seviyesinde olması. İşsizlik oranı mevcut seviye itibariyle 2005'ten bu yana en yüksek seviyede. İşsizlik oranının yükselişine bağlı olarak ülkede yabancı karşıtlığı da had safhada. Çalışmak üzere Güney Afrika'ya gelen diğer Afrika ülkelerinin vatandaşları çatışmaya varan şiddetle karşı karşıya kalıyor. Olaylar ilgili ülkeleri diplomatik düzeyde karşı karşıya getiriyor. Güney Afrika Araştırma Enstitüsü (GCRO) tarafından yapılan çalışma marjinal işlerde çalışanların sadece %18'inin yabancılar olduğunu gösteriyor.
Deniz KAHRAMAN