Deniz Kahraman

25 Mayıs 2015 Pazartesi

Çin'den Dev Plan

Çin yönetimi 20 Mayıs itibariyle ülkenin üretim kapasitesini geliştirmek amacıyla Made in China 2025 adını verdiği 10 yıllık kalkınma planını açıkladı. Çin'de yeni üretim modeli inovasyon, yeşil enerji ve yüksek teknoloji ürünlerini içeriyor. Sanayi, Telekomünikasyon ve Teknoloji Bakanlığı (MIIT) tarafından 10 sektöre odaklanılarak teknoloji üretmek amaçlanacak. Uzay teknolojisi, yenilenebilir enerjiden faydalanan otomobiller ve ilaç sektörü söz konusu sektörlerden bazıları. Çin yönetimi kaliteli ürünler ve marka yaratmak konusunda başarılı olamadığı sürece dünyanın üretici gücü olmak konusunda eksik kalabilir.

Teknoloji Odaklı 10 Sektör
1) Bilgi teknolojisi
2) Robot teknolojisi
3) Uzay ekipmanları
4) Okyanus mühendisliği ve yüksek teknoloji ürünü gemiler
5) Demiryolu sistemleri
6) Enerji tasarruflu yeni enerjiyle çalışan araçlar
7) Güç sistemleri
8) Nadir bulunan teknolojide kullanılan emtialar
9) İlaç sanayi ve ilaç teknolojisi
10) Tarım makineleri

Çin yönetimi söz konusu sektörlere teşvik sağlayarak 2025 yılında teknoloji üreten bir üretici haline gelmeyi amaçlıyor. Çin hali hazırda dünya üretiminin %20si karşılıyor. 2025 yılında teknoloji odaklı olarak pazar payını kullanması durumunda dünya genelinde etkisini daha da hissettirebilir.

13 Mayıs 2015 Çarşamba

ABD'de İstihdam Piyasası İlerlemeye Devam Ediyor


LMCI (Labor Market Conditions Indicators) İstihdam Piyasası Koşulları Göstergeleri Kansas City Fed tarafından elde edilmektedir. Göstergelerden biri istihdam piyasalarının aktivitesini ölçerken, bir diğeri momentumu ölçmektedir. Endeks Ağustos 2014'ten beri yayınlanmaktadır. 1992 yılını başlangıç almakta, 24 değişkeni içermektedir.

Endeksin pozitif değer alması, istihdam piyasasının uzun dönemli ortalamaların üstünde olduğunu göstermektedir.
,
Turuncu: Momentum Endeksi
Mavi: Aktivite Endeksi

13 Mayıs'ta Nisan ayı LMCI endeksi açıklanmıştır. Endeks istihdam piyasasının aktivite kanadında hız kestiğini gösteriyor.

Aktivite Endeksi, Mart'ta -0,215 seviyesinden Nisan'da -0,252 seviyesine kriz sonrası en yüksek seviyeden gerilemiştir. Negatif bölgede kalması uzun dönemli ortalamaların gerisinde olduğunu gösteriyor.

Momentum Endeksi ise, Mart'ta 0,88 seviyesinden 0,92 seviyesine yükselmiştir. Son aylarda yaşanan geri çekilmenin ardından endeks güçlenmiştir.

Nisan ayı itibariyle aktivite endeksini en fazla işten çıkma oranı ve ISM İstihdam Endeksi etkilemiştir. Momentum endeksini en fazla etkileyen değişken ise haftalık işsizlik sigortası başvuruları ve Michigan beklenen iş olanakları olmuştur.
Deniz KAHRAMAN

21 Nisan 2015 Salı

ABD Petrol İhracat Yasağı Kaldırılırsa?


OPEC üyeleri 1973 yılında ABD'ye petrol ambargosu uygulamış ABD'de ciddi şekilde petrol sıkıntısı gözlenmişti. ABD yaşanan şok karşısında 1975 yılında petrol ihracatının yasaklanmasına EPCA anlaşmasıyla karar vermiştir. ABD böylelikle arz şokuna karşı milli üretimle kendini korumayı amaçlamıştır. Kaya gazı girişimiyle birlikte son dönemde hızla yükselen arz, ABD petrol üreticilerinin ihracat yasağının kaldırılmasını talep etmesine neden oluyor. Petrol konusunda uzman isimlerden Daniel Yergin, petrol fiyatlarının mevcut seviyesi itibariyle ihracat yasağının "daha acil" çözülmesi gerektiğini ifade ediyor.  Mevcut durum itibariyle petrol ihracatı ancak "oldukça sınırlı" ölçüde yapılabiliyor.

ABD merkezli Brookings Institute tarafından yayınlanan akademik çalışma petrol ihracat yasağının kaldırılması gerektiğine işaret ediyor. ABD'de ham petrol fiyatının düşmesiyle birlikte rafinerilerin kar marjı yükseliyor. Şöyle ki, hammadde tedariği konusunda sıkıntı yaşamayan rafineriler daha yüksek kar marjına ulaşabiliyor. Durum rafineriler açısından "avantajlı durum" olarak değerlendirilebilir. Böylelikle işlenmiş petrol ürünleri fiyatı güçlü kalabiliyor. Amerikalı tüketici geçen yıla göre her galon benzine 1 dolar daha az ödeme imkanına sahip, bu nedenle daha fazla benzin tüketimi söz konusu olabilir.

Bir diğer düşünce ise, petrol ihracat yasağının kaldırılmasıyla birlikte ABD'de petrol üretimi daha yüksek hızda artabilir. Böylelikle rafineriler ham petrole daha da kolay ulaşabilir. NERA tarafından yayınlanan çalışmaya göre, ABD'de petrol ihracat yasağının kaldırılması durumunda 2015'te benzin fiyatları -$0,09 galon düşebilir. 

Diğer yandan, ABD'de petrol ihracat yasağının kalkmasıyla birlikte uluslararası petrol fiyatları "daha fazla" düşebilir. Amerikalı petrol üreticisi tüm pazarlara erişebileceği için daha avantajı konuma gelebilir. Söz konusu yeni denklemin kaybedeni petrol üretimine bağımlılığı yüksek olan ekonomiler olabilir. Petrol fiyatlarının düşüşüyle sarsılan ekonomiler ABD'nin aktif olarak pazara girmesiyle "daha şiddetli" bir depremle karşı karşıya kalabilir.

Deniz KAHRAMAN

Yararlanılan Kaynak:
Changing Markets: Economic Opportunities from Lifting the U.S. Ban on Crude Oil Exports, Brookings Institute
http://www.brookings.edu/~/media/research/files/reports/2014/09/09-8-facts-about-crude-oil-production/crude-oil-exports-web.pd

16 Nisan 2015 Perşembe

ECB ve Enflasyon Misyonu

Avrupa Merkez Bankası Başkanı Mario Draghi 15 Nisan Çarşamba günü sonuçlanan ECB faiz kararı sonrasında TSİ 15:30 itibariyle basın toplantısı düzenledi. Basın toplantısı düzenlenen protesto gösterisiyle birlikte unutulmazlar arasında yerini aldı. Toplantıda gerekmesi durumunda aylık 60 milyar euro olarak sürdürülen varlık alım programının gerekmesi durumunda yeniden düzenlenebileceği ifade edildi. Komitenin parasal genişleme stratejisi teknik düzenlemelere açık olarak ifade edildi.

ECB Başkanı Mario Draghi çekirdek enflasyonun seyrinin varlık alım programı açısından kritik olduğunu ifade etti. Grafikte kırmızı renkle çekirdek enflasyon, siyah renkle hizmet sektörü enflasyonu gösteriliyor. Her iki enflasyon göstergesi de son aylarda zayıf kalmaya devam ediyor. Komite üyeleri enflasyonun ilerleyen aylarda zayıf kalmaya devam edebileceğinin altını çiziyor. Yıl sonuna doğru ise toparlanma görülmesi bekleniyor. Hizmet sektörü enflasyonu iç talepten kaynaklanan bir enflasyon göstergesi olarak görülüyor. Mart itibariyle %1,0 ile rekor düşük seviyeye gerilemiş durumda. Mart ayında çekirdek enflasyon ise %0,60 seviyeyle aynı şekilde rekor düşük seviyede.
Toplantı metnine ilk defa giren ifadelerden biri, "enflasyon görünümünde orta vadeli görünüme bakıldığı" oldu. Yakın dönemde yaşanan "geçici" etkiler komite üyeleri tarafından ikinci planda görülüyor.

ECB mevcut sözlü yönlendirme itibariyle -0,20% seviyesinden daha yüksek faize sahip olan tahvilleri alabiliyor. Bu nedenle ECB'nin -0,20% seviyesine mesnet teşkil eden mevduat faizini daha da indirerek, daha fazla tahvil alabilmesine olanak sağlamak ilerleyen dönemde gerekebilir. ECB Başkanı Mario Draghi dün gerçekleştirdiği basın toplantısında mevduat faizinde yeni bir indirimin olası olmadığını ifade etmişti.

ECB parasal genişleme programı 9 Mart 2015 tarihinde başlamıştı. Eylül 2016'ya kadar hali hazırda devam edecek. Ancak gerekmesi durumunda "daha uzun" süre boyunca devam edebilir. Ancak ECB alacak tahvil bulamazsa (-0,20% kısıtından dolayı) hükümetlere doğrudan finansman sağlanması gündeme gelebilir.

Deniz KAHRAMAN

8 Nisan 2015 Çarşamba

İngiltere Seçimleri Dünyayı Neden İlgilendiriyor?

İngiltere seçimleri 7 Mayıs tarihinde düzenlenecek. Seçim yarışı Muhafazakar Parti ve İşçi Partisi arasında kıyasıya bir rekabet halinde geçecek gibi gözüküyor. Muhafazakar Parti ve Euro karşıtı bloğun güçlenmesi durumunda İngiltere'nin AB üyeliğinden çıkışı "Brexit" referanduma götürülebilir.

İngiltere seçimleri hakkında 3 Aralık 2014 tarihli notumuz.
5 Neden?
1) Büyük Britanya IMF satınalma gücü paritesine göre en büyük 10. ekonomi konumunda. Aynı zamanda New York'un ardından dünyanın en büyük finans merkezi konumunda. Dünyanın en büyük ikinci bankası HSBC'ye ev sahipliği yapıyor.

2) Birleşik Krallık, Avrupa Birliği'nin en büyük üçüncü ekonomisi konumunda. 7 Mayıs seçimleri sonrasında AB'den çıkış tartışılabilir. Ekonomik büyüklük dolayısıyla Avrupa ticareti açısından önemli sonuçlara neden olabilir. Londra'nın rolü AB açısından oldukça önemli.

3) İngiltere'de siyasi partiler maliye politikası konusunda çok fazla farklı duruşa sahip değildir. Bu nedenle gelecek 5 yıllık dönemde para politikası etkili bir araç olmaya devam edecektir.

4) Siyasi partiler ekonomiye ilişkin görüşlerinde çok farklı duruşa sahip değil. Liberal Demokratlar ve İskoç Ulusal Partisi gelecek yönetimde büyük rol olması durumunda nükleerden uzaklaşma konusu geri plana alınabilir.

5) 7 Mayıs sonrasında hemen rahata ermek mümkün olmayabilir. Yeni koalisyon şekillenene kadar belirsizlik sürebilir.
Deniz KAHRAMAN

23 Mart 2015 Pazartesi

İngiltere Seçimleri Dünyayı Neden İlgilendiriyor?

Geçtiğimiz yılda Sterlin, Euro'ya kıyasla daha tercih edilir bir para birimi olarak görülmüştü. Söz konusu düşüncelerde Euro Bölgesi'nden  Yunanistan'ın çıkışına yönelik riskler de etkili olmuştu. ECB'nin "daha agresif genişleme", BOE'nin "daha temkinli genişleme" yönünde para politikası duruşu Euro'nun Sterlin karşısında değer kaybetmesine neden olmuştu. İngiltere'de 7 Mayıs'ta düzenlenecek seçimler "politik risk" olgusunun geçerli olabileceği endişesini yaratıyor. Seçimlere iki aydan daha az bir zaman kaldı.

13 Ocak tarihli notumuz, "Sterlin mi, Euro mu?"
3 Aralık tarihli notumuz, "İngiltere'de Ayrılık Sesleri"

7 Mayıs'ta düzenlenecek seçimlerde Muhafazakar Parti (tories) ve İşçi Partisi (labour) arasındaki seçim yarışı yakın rekabetle geçiyor. 20-21 Mart tarihli seçim anketine göre İşçi Partisi yarışı 4 puan önde götürüyor. Euro karşıtı sağ parti UKIP ise oyların neredeyse %17'sini alabiliyor.

Riskler:
1) Muhafazakar Parti seçimleri kazanması durumunda AB üyeliğini 2017'ye kadar referanduma götürmeyi planlıyor.
2) Avam Kamarası'nda UKIP sesini yükseltecek çoğunluğa ulaşırsa, Muhafazakar Parti ile birlikte AB üyeliğinden ayrılma konusunu ön sıraya alabilir.
3) Referandumun bu yıl içinde yapılması durumu "Brexit" (İngiltere'nin AB'den çıkışı) riskini artırabilir.

Seçimleri Ed Milliband önderliğindeki İşçi Partisi'nin kazanması durumunda, daha fazla kamu harcaması yapılması gündeme gelebilir. Bu durum neticesinde de İngiltere'de mali planların kredibilitesine ilişkin endişeler gündeme gelebilir.

Hatırlanacağı üzere İngiltere, "ikiz açık" durumuyla karşı karşıya. Mevcut durumda Cari Açık/GSYH oranı %6, Bütçe Açığı/GSYH oranı %5 seviyesine yakın seyrediyor.  İngiltere'de "politik risk", BOE'nin ilk faiz artırımına daha geç başlamasına neden olabilir.

BOE önümüzdeki aylarda negatif enflasyon gerçekleşmesi durumunu şaşırtıcı bulmuyor. Petrol fiyatlarının geri çekilmesinin küresel ekonomiye etkisi "açıkça pozitif" görülüyor. Tarihsel olarak zayıf seyreden verimlilik artışında "politik risk" etkisi de yadsınamaz bir durum olarak görülebilir. ECB'nin ilk faiz artırımı piyasa katılımcıları tarafından 2018 sonundan önce mümkün görülmüyor.

EUR/GBP paritesinde devam eden düşüş trendi "politik risk" endişeleriyle tersine dönebilir. En azından kısa pozisyonlara seçimlere iki aydan az süre kala "temkinli" yaklaşılabilir.
Deniz KAHRAMAN

20 Mart 2015 Cuma

Petrol ve Yeni Normal

http://parahaberi.com/tr-TR/haberler/146797/petrol-ve-yeni-normal

Petrol fiyatları son dönemde ABD'de kaya gazı girişimleriyle birlikte keskin bir şekilde geri çekildi. Küresel ekonomik büyüme üzerine çekinceler de fiyatların geri çekilmesini hızlandıran bir faktör oldu. Figürde görüldüğü üzere, OPEC dışı arzın Aralık 2009'dan bu yana keskin biçimde yükselmesiyle birlikte petrol fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskı yükseldi. EIA tarafından derlenen veri, OPEC'in petrol fiyatlarındaki kontrol gücünün de zayıfladığını gösteriyor. OPEC arzı sadece %5 artış gösterirken, diğer ülkelerde arz ABD'de %75, Kanada'da %42, Brezilya'da %24, Rusya'da %9 olmak üzere gerçekleşti.
Ekonomik Etkiler
Petrol fiyatlarının keskin biçimde geri çekilmesi fiyatlama davranışları ve enflasyon bekleyişleri üzerinde belirgin etki yarattı. Bu nedenle de "küresel dezenflasyon" süreci yakın dönemin önemli bir bileşeni oldu. Avrupa'da hali hazırda devam etmekte olan dezenflasyonist süreç daha da keskin bir hal almaya başladı. 22 Ocak itibariyle ECB"alışılmamış" bir kararla agresif bir varlık alım programı açıklamak durumunda kaldı. ECB, gerekmesi durumunda  açık uçlu olmak üzere Eylül 2016'ya kadar aylık 60 milyar euro tutarında bir "varlık alım programı"başlattı. Diğer yandan ise, İngiltere'de ise piyasa katılımcıları petrol etkisini önemli bir piyango olarak görüyor. Petrol fiyatlarının geri çekilmesiyle birlikte hanehalkının satınalma gücü yükselebilir, ekonomik büyüme de bu yolla daha da ilerleyebilir. Büyüme konusunda Avrupa'ya görece "daha ileride" bulunan İngiltere'nin petrol fiyatlarının geri çekilmesinden daha fazla fayda sağlaması olası. İngiltere'de enflasyonun geri çekilmesinin kamu maliyesine de katkıları olacağı ifade ediliyor. Gerileyen enflasyon, enflasyona endeksli tahvillerin faiz ödemelerinin "daha düşük" olmasını sağlayabilir.

Petrol Fiyatları ve İstihdam
ABD'de ücretler gelişiminin zayıf seyri Fed üyeleri tarafından önemli bir çekince unsuru görülüyor. Ücretler gelişiminin son dönemde geri çekilmesinde petrol fiyatları etkili olabilir. Şöyle ki son dönemde en fazla ve en yüksek ücretle istihdam yaratan sektörlerden biri petrol ve gaz sektörüdür. Dolayısıyla ilgili sektörde istihdam piyasasının daralması ABD'de ücretler genel düzeyi ve istihdam üzerinde aşağı yönlü baskı yaratabilir.

Dip Seviye?
Son dönemde en çok sorulan cevapsız sorulardan biri de petrol fiyatlarında dibin neresi olduğu sorusudur. Petrol fiyatlarının mevcut seviyesi bazı petrol üreticilerini zorlayabilir. Mevcut durum itibariyle de geri çekilen sondaj kulesi sayısından durumu görebilmek mümkün. Petrol fiyatlarının yakın dönemdeki görünümü açısından "jeopolitik gelişmeler" etkili olabiliyor. İran ve 5+1 ülkeleri arasında yürütülen nükleer müzakerelerde 31 Mart'a kadar uzlaşı sağlanması amaçlanıyor. Uzlaşma beklentisi İran'ın petrol arzını daha da artıracağı yönünde beklenti yaratabilir. Dip seviyenin neresi olacağı konusuna ise piyasa katılımcılarının önemli bir kısmı, 2015 yılının ortalarından sonra fiyatların kademeli olarak "yeni normal" seviyesinde olacağını düşünüyor.
ABD'de petrol kulesi sayısı 14 haftadan bu yana geri çekilmeye devam ediyor. 13 Mart itibariyle Baker Hughes tarafından rapor edildiği üzere, petrol kulesi sayısının geri çekilmesi bazı üreticilerin zorlandığını gösterebilir. Ekim 2014'ten bu yana toplam petrol kulesi sayısının %46 geri çekildiği ise bir diğer dip not. Figürde gösterildiği üzere, petrol kulesi sayısında haftalık bazda en fazla değişim Permian bölgesindedir. 

Piyasa Fiyatlaması
Spekülatörler fiyatların kısa dönemdeki yönü ve gücü açısından önemli ölçüde etkili olabiliyor. ABD'de arz fazlasıyla birlikte spekülatörlerin yükseliş yönünde beklentisinin iki yılın dibinde olduğu görülüyor. WTI petrol fiyatları yakın dönemde Mart 2009'dan bu yana en düşük seviyeye gerilemişti. Figürde görüldüğü üzere WTI petrol açısından en önemli konumlardan biri olan Cushing, Oklahoma'da petrol stoklarının üç ayda iki kattan daha fazla arttığı görülüyor. Ülke genelinde ise petrol tanklarının üçte ikisinin dolu olduğu DOE tarafından rapor ediliyor.
Aşağıdaki grafikte ise North Dokota Industrial Commission tarafından yayınlanan petrol üretimi verisi gösteriliyor. Ocak ayı itibariyle toplan üretimin bir önceki aya göre (1.23 milyon varil/gün) gerileyerek (1.19 milyon varil/gün) seviyesinde olduğu görülüyor. Sondaj kulesi sayısı söz konusu düşüşün sürebileceğini gösteriyor.
Teknik Görünüm
Makalenin bu bölümünde, petrol fiyatlarının tarihsel ortalamadan ne kadar uzakta olduğunu görmek maksadıyla standart sapma seviyelerini ifade edebiliriz. Standart sapma basit olarak ortalamadan uzaklaşma, tarihsel oynaklık olarak ifade edilebilir.
1997-2015
Brent petrolde 1997-2015 dönemine bakıldığında fiyatların uzun dönemli "normal" seviyeye yakın olduğu görülüyor. İlgili yılda ortalama 57.11 dolar/varil seviyesinde.

10 Yıllık Dönem
Brent petrol 2005-2015 yılları arasında ortalama 86.83 dolar/varil seviyesinde seyretti. İlgili dönem itibariyle fiyatlar -1 standart sapma seviyesine yakın.

5 Yıllık Dönem
Brent petrol 2010-2015 yılları arasında ortalama 101.15 dolar/varil seviyesinde seyretti. Mevcut seviye ilgili dönemde -2 standart sapma seviyesinde olunduğunu gösteriyor. Alıcı ve satıcılar arasında sağlanacak "yeni denge" kurulduğunda tarihsel ortalamaya doğru bir hareket normal görülebilir.

Fibonacci Seviyeleri
Leonardo Fibonacci tarafından bulunan fibonacci sayıları, teknik analiz yardımıyla ticaret yapanlar tarafından kullanılıyor. Fibonacci düzeltme seviyeleri fikir verebilir.

Çeyreklik
Aylık
Haftalık
Basit olarak periyotları daraltarak resim incelendiğinde 62.50 dolar/varil seviyesinin Brent petrol açısından önemli bir trend değişim seviyesi olduğu görülebiliyor.

WTI-Brent Farkı
Batı Teksas Petrolü (WTI) ve Brent Petrol arasında taşıma maliyeti vb. nedenlerden dolayı fiyat farklılıkları oluşmaktadır. Son aylarda açılan fark grafikte açıkça görülebiliyor. Grafikte WTI-Brent farkını gösteren ENCO vadeli kontratı gösteriliyor.
Farkın açılmasındaki destekleyici faktörler:
1) Düşen WTI: (Cushing, Oklahoma) kaya gazı girişimiyle birlikte artan arz fiyatları aşağı çekiyor.
2) Düşen Brent: (North Sea) "daha ılımlı" küresel ekonomik büyümeye ilişkin sinyaller fiyatları aşağı çeken etkenlerden biri.
3) Amerikalı üreticilerin OPEC üyelerine görece arzı daha fazla artırması, WTI petrol fiyatını daha fazla aşağı çeken etkenlerden biri olarak görülebilir.

Özetle;
Petrol fiyatları ABD'de artan arzla birlikte geri çekiliyor. 18 yıllık dönem bizlere tarihsel ortalama açısından"normal" bir yerde olduğumuzu gösteriyor. ABD'nin önemli petrol sahalarında sondaj kulesi sayısının gerilemesi ilerleyen dönemde toplam arzı bir noktadan sonra etkileyebilir. Petrol fiyatlarında alıcı ve satıcı arasında dengenin zaman içerisinde kurulmasıyla birlikte fiyatlar "yeni normalde" denge bulabilir.

Deniz KAHRAMAN

Makale: "The New Normal" (19.03.2015)